Günün haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle  Üye Ol    Şifremi Unuttum
 
 01 Ağustos 2010 Pazar
DOLAR
1,5590
EURO
1,9610
IMKB
56,233
ALTIN
60,9342
Hava Durumu
ISTANBUL 
25 / 18
 
 
 
 
Kutsal Kase AyasofyaÂ’da mı?
Kutsal Kase AyasofyaÂ’da mı?
 
Kutsal Kase"yi yüzlerce yıldır kimler aramadı ki? Kral Arthur"un şövalyesi Percival"den başlayan süreç, Dan Brown"a kadar uzandı. Kutsal Kase neydi? Daha da önemlisi neredeydi?
 
1 Ağustos 2010 - 11:21

Uğruna tarikatlar kuruldu, kitaplar yazıldı, filmler çekildi, sayısız tartışma yaşandı. Peki, aslında Kutsal Kase neydi, gerçekten var mıydı; yoksa sadece bir sembol müydü? Daha da önemlisi neredeydi?

Geçtiğimiz aylarda yayın hayatına başlayan www.gradale.com sitesinde, sitenin kurucusu turizmci Ferhat Kanarya, Kutsal Kase"nin yerini bulduğunu iddia ediyor ve bu keşfini nasıl yaptığına dair ayrıntılı veriler sunuyordu. Ferhat Kanarya ile buluşup, belki de Türkiye"nin kaderini değiştirebilecek iddialarını konuştuk.

Kutsal Kase var mı, yoksa bu bir sembol mü?

Kutsal Kase"nin bir kap, kase, kadeh gibi bir nesne olmadığına ve gizli bir bilgiyi sembolize ettiğine inanıyorum. Eğer sadece böyle bir nesne olsaydı onu mutlaka büyük müzelerden birinde veya bir kilisede ya da katedralde teşhir ediliyor olarak görürdük. Bir dinin önde gelenlerine hele de peygamberine ait kutsal bir emanet saklanmaz, mutlaka gözler önünde olur.

Peki, öyleyse bu gizli bilgi nedir?

Teorime göre bu, Vatikan"ı temellerinden sarsabilecek nitelikte. İşte bu nedenle saklanıyor ya da yerinin bulunması istenmiyor.

O halde bu aralar sıkça rastladığımız "Kutsal Kase" veya Hıristiyanlığa dair çeşitli teoriler üreten yayınlar çok da boş değil...

Bence hepsi komplo teorisinden ibaret. Bu eserler tamamen konuyu başka bir yöne çekmek ve insanların düşüncelerini kendi istedikleri noktalara odaklama amacını güdüyor. "Da Vinci Şifresi" isimli romandan sonra Kutsal Kase hakkında büyük tartışmalar başladı. Bugün Avrupa ya da Amerika"da yaşayan insanlar arasında Kutsal Kase"nin ne olduğu hakkında bir anket yapılsa eminim büyük bir çoğunluk Hz. İsa"nın kan bağıyla ilgili bir şey olduğu yönünde oy kullanacaktır. İşte istenen de budur.

O zaman sır, Tapınak Şövalyeleri ile Vatikan arasında, bunu biraz daha açabilir misiniz?

Tapınak Şövalyeleri Tarikatı, 1307 yılında Fransa Kralı 4. Philip ve Papa Clement tarafından dağıtıldı ve mallarına el konuldu. Yakalanan üyeleri ise yakıldı. Aslında tamamen tarih sahnesinden çekilmediklerine ve gizlenmeyi tercih ettiklerine inanıyorum. Geçenlerde Vatikan"ın gizli arşivlerinde "şans eseri" bulunan belgelerden yola çıkılarak hazırlanmış bir kitap yayınlandı. Bu kitap, Tapınak Şövalyeleri"nin mahkeme kayıtlarını içeriyor ve suçsuz oldukları gösterilerek, sanki kendilerinden af dileniyor. Yaklaşık 700 yıl önce olan bir olay için Vatikan"ın böyle bir tutum sergilemesi aslında çok ilginç.

"Şifreler" meselesine gelirsek... Özellikle Dan Brown"dan sonra ortalıkta bir sürü şifre uçuşmaya başladı. Siz de çalışmanızı böyle bir şifreden yola çıkarak şekillendirdiniz. Sizce neden şifrelendirme yolu seçildi?

Sonraki kuşaklara aktarmak için. Bunlar, Tarikat"ın büyük sırlarıydı ve bu bilgilerin geleceğe aktarılması için bir yöntem gerekiyordu. Böylece Tarikat"ın büyük üstatları arasında yer alan isimler, önemli eserlerine bazı sırlar yerleştirdiler. Leonardo Da Vinci"nin "Son Akşam Yemeği" duvar resmi; Nicolas Poussin"in "Arkadyalı Çobanlar" tablosu ve Tarikat"ın üstatları ile yakın ilişkisi olduğu öne sürülen Anson Ailesi"nin inşa ettirdiği "Çoban Anıtı" gibi... Sanat değeri yüksek eserlerin korunmasına özen gösterildiğini bildikleri için bu yöntemi seçmiş olabilirler.

Sitenizde yer alan bilgilere göre, saydığınız bu eserler de sizin çalışmanıza ışık tutmuş. Peki, siz araştırmalarınıza nasıl başladınız?

2004 yılının Kasım ayında BBC"de yayınlanan ve İngiltere"deki Shugborough Hall malikanesinin bahçesinde yer alan Çoban Anıtı ile ilgili bir haber üzerine araştırmalarıma başladım. Haberde, 1748 yılında Anson Ailesi tarafından inşa ettirilen anıtın gizemli kitabesinin Kutsal Kase"nin yerini işaret eden bir şifre olduğuna inanıldığı belirtilmekteydi. 250 yılı aşkın süredir aralarında Charles Dickens ve Charles Darwin"in de yer aldığı birçok teolog, bilim adamı, yazar ve şifre çözücü, gizemi aydınlatmaya çalışmış ancak başarılı olamamışlardı. Anson Ailesi"nin Tapınak Şövalyeleri"nin büyük üstatlarıyla yakın ilişkisinin olması; anıtın rölyefinin temasının Tapınak Şövalyeleri"nin büyük üstadı olduğuna inanılan ünlü Fransız ressam Nicolas Poussin"in "Arkadyalı Çobanlar" olarak adlandırılan tablosundan alınması; gizemli kitabe ve Kutsal Kase arasında bir bağlantı olması yönündeki iddiaları kuvvetlendiriyordu. Poussin"in tablosu Tapınak Şövalyeleri"nin bir kanadı olduğuna inanılan Sion Tarikatı üyelerinin kullandığı bir yöntem olan, terslik yöntemiyle (aynadaki yansıma gibi) rölyef üzerine işlenmişti.

ANAHTAR FRANSIZCA ANAGRAMDA GİZLİ

Siz de buradan yola çıkarak şifreyi çözdünüzÂ… Sitenizde çok ayrıntılı olarak anlatmışsınız ama kısaca şifreyi nasıl çözdüğünüzün özetini istesek sizden...

Anıtın rölyefinin fotoğrafını baş aşağıya çevirdiğimde diz çöker durumda resmedilmiş yaşlı çoban figürünün sandaletinin bağcıklarının "LI" ve "CAX" yazılarını gösterecek şekilde hazırlandığını belirledim. Bu harflerin anagramı Latince kase anlamına gelen "calix" kelimesini vermektedir. Artık bu noktadan sonra Çoban Anıtı"nın Kutsal Kase"nin yerini işaret etmek amacıyla inşa ettirildiğine tamamen ikna olmuştum. Çalışmalarıma hız verdim. Ünlü kahin Nostradamus, 866 numaralı kehanetinde "D.M." harflerinden oluşan bir kitabeden bahseder. Bu karakterler Çoban Anıtı"nın kitabesinin ikinci satırında aynen kullanılmıştır. Ayrıca kehanette bir kadın ve üç erkekle ilgili bilgi verilir. Çoban Anıtı"nın rölyefinde de bir kadın ve üç erkek figürü vardır. Bu ilişki üzerine yaptığım inceleme sonucunda Çoban Anıtı, Arkadyalı Çobanlar tablosu ve Nostradamus"un kehanetleri arasında bağlantılar olduğunu tespit ettim. Araştırdıkça bu bağlantıları kuvvetlendiren birçok ipucunu ortaya çıkardım. Çoban Anıtı"nın kitabesi, aslında üç parçadan oluşan gerçek şifreyi bulmamızı sağlayan bir anahtardı. Bu şifrenin çözümü ise Kutsal Kase"nin yerini verecektiÂ… Çözüm, karmaşık matematik işlemler ve detaylar içeriyor, bunları nasıl bulduğumu internet sitesinde detaylı olarak yazdım. Üç parçadan oluşan gerçek şifre aslında Fransızca olarak hazırlanmış bir anagram. Okunduğunda ortaya çıkan cümle şu: ENRICO DANDOLO A ECRİT CLEF MONTRE SUR MUR SOUS LUNE QUE GARDE ST GRAEL. Türkçesi: Enrico Dandolo gösterilen anahtarı Kutsal Kase"yi koruyan ayın altındaki duvara yazdı.

KASE"NİN YERİ NASIL BULUNDU?

En önemli soruya geldik o zaman. Herkesin aradığı Kutsal Kase nerede?

Burnumuzun tam da dibinde; İstanbul"da Ayasofya"da.

Bu sonuca nasıl vardınız?

Ayasofya"da yaptığım incelemeler sonucunda yaşlı çoban figürünün sandaletlerinde yer alan "LI" ve "CAX" yazılarının, üst galeride ünlü Deesis Mozaiği ile İstanbul"un yağmalandığı 4. Haçlı Seferi"nin önderlerinden olup, ölümünden sonra Ayasofya"ya gömülen Henricus Dandolo"nun mezarı arasında kalan bölümde duvarlara kazındığını belirledim. Çoban Anıtı"nın rölyefinde, Nicolas Poussin"in Arkadyalı Çobanlar tablosundan farklı olarak, lahdin üzerinde defne dallarından oluşan bir taç süslemesi bulunmaktadır. Bu figür, Deesis Mozaiği"nin hemen yanı başında yer alan pencerenin alt kısmına mermer üzerine işlenmiştir ve bu süsleme Ayasofya"da sadece bu bölümde yer alır. Deesis Mozaiği ile Henricus Dandolo"nun mezarının tam ortasında yer alan bölümde dört sütun üzerinde yarım ay şeklinde kapalı bir bölme vardır. İşte Kutsal Kase buraya saklanmıştır.

Kutsal Kase"yi saklamak için neden Ayasofya seçildi sizce?

İyice incelendiğinde Ayasofya"nın Kutsal Kase"yi saklamak için en uygun yerlerden biri olduğu kesindir. Ayasofya ya da Bizans dönemindeki adıyla Hagia Sophia, "Kutsal Bilgelik" anlamına gelir. Gizli bir bilginin "Kutsal Bilgelik"te saklanması insana anlamlı geliyor... 1204 yılında yapılan 4. Haçlı Seferi"nde İstanbul ele geçirilerek yağmalanıyor. Elbette Ayasofya da bundan nasibini alıyor. Aslında bu yağma ve talanlar bir anlamda Ayasofya"yı tarih önünde temize çıkarıyor. Çünkü yağmalanan bir yerde kimse Kutsal Kase"yi aramaz. Akademisyenler ya da araştırmacılara sorulacak olursa büyük bir çoğunluğu Kutsal Kase"nin Ayasofya"da olamayacağını çünkü yağmalandığını öne sürecektir. Bir kısmı ise “Ayasofya"da olsaydı onu Bizanslılar bulurdu” cevabını verecektir.

Çemberlitaş"ta değil

“İmparator Büyük Konstantin"in annesi Helena, 326 yılında Kudüs"e haç ziyaretinde bulunuyor. Amacı ise kutsal emanetleri bulmak... Helena"nın Kudüs"te olduğu dönemde çeşitli kazılar yapılıyor ve bazı emanetler ele geçiriliyor. Bu emanetlerin bugün Çemberlitaş"ın altında yer alan gizli odalarda saklandığına inanılmaktadır. Belki de bugün bu odada hiçbir şey bulunmamaktadır. 4. Haçlı Seferi sırasında şehrin düşeceğini anlayan Bizanslılar, emanetleri buradan çıkarıp emniyetli başka bir yere saklamış olabilir. Çünkü Haçlılar da emanetlerin Çemberlitaş"ın altında saklandığını biliyordu ve şehri alınca ilk baktıkları yerlerden biri de burası olmuştu. Daha sonra şehir kurtulunca, kutsal emanetler ve Kutsal Kase Ayasofya"ya gizlice götürülerek güvenli yerlerine yerleştirilmiştir.”

Kutsal Kase simge

“Kutsal Kase, Hıristiyan mitolojisinde Hz. İsa"nın son akşam yemeğinde kullandığı ve ölümünden sonra Arimatealı Yusuf"un, onun kanını koyduğuna inanılan kadeh. Bu kavram, 1180-1240 yılları arasında yazılan kitaplarda ortaya çıkmış. İlginç olan, yüzlerce yıl konunun hiç ele alınmaması ve bu dönemlerde aniden popüler olması. Bu yıllar, Haçlı Savaşları"nın var gücüyle devam ettiği ve Tapınak Şövalyeleri Tarikatı"nın en güçlü zamanlarını yaşadığı dönem.”

Bu haber 4720 defa okunmuştur. Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Yorum ekleyebilmek için üye olmanız gerekiyor.

Üye olmak için buraya tıklayın.

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Doktorun acı intiharı

Antalya'da bomba paniği

İzmir'de 3 araç yakıldı
»  Siverek'te vahşet!
»  C-130'lar kıtalararası uçacak
»  Hayvana ötenazi uygulaması
»  Esin Afşar da Fazıl Say gibi konuştu
»  Zamlara tepki yağıyor
»  Deprem korkusu barakada yaşatıyor
»  Notaları rakamları tercih etti
»  İstanbul'da 4 araç daha yandı
»  Paşa'ya Yesevi için büyük suçlama
»  Yurtta hava tahmini
»  Edirne'de 2 otobüs yandı
»  246 kurtuluş günümüz var
»  Alkolik kocanın maaşı eşe verilecek
»  Bu da dede-torun kavgası
»  Kahramanmaraş'ta korkutan yangın
»  Köstebek başkomiser teslim oldu
»  Bahçelievler'de patlama
»  Cinnet 3 ölümle bitti
»  Çuval çuval eroin
»  'Kürt-Aleviler Ermeni dönmesi' için karar
»  'Katliamı Ermeniler yaptı'
 
  
  “Özgürlükleri genişletip Demokrasiyi güçlendireceğiz”
Şebnem KARAEVLİ
Hürhaber'den Şebnem Karaevli, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu ile sıcak gündemi konuştu…

19.07.2010  5 yorum  2245 okunma
Referandumda tercihiniz hangi yönde olacak?
EVET
HAYIR
OY KULLANMAYACAĞIM
 Sonuçları göster   

 
  
  "Ne olur evine dön anne... Seni çok özledik"
Tarsus'ta Mithatpaşa mahallesinde ikamet eden Arife Ergül, 3 çocuklu ...
  Kayıp aileleri Ankara'ya yürüyor...
Bizler yakınları devletin güvenlik güçlerince gözaltında kaybedilen ...
24/07/2010 28/07/2010
5-11-21-24-29-44 7-13-20-31-32-12
 
RSS

Add to Google
Hurhaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hür Haber sorumlu tutulamaz. Tasarım & Programlama