SON DAKİKA

CIA'i kuran kadın: Betty Carp

Yazının Giriş Tarihi: 15.09.2016 18:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.09.2016 18:37

Yıl 1939 ABD'nin Türkiye'de bir büyükelçisi, 3 diplomat, 2 askeri ataşesi var. ABD İstihbarı faaliyetlerini 2 askeri ateşe üzerinden yönetiyor. Haber alma birimlerini bu şekilde organize ediyordu.

O yıllarda Pentagon beşgen binası henüz yoktu.

İkinci dünya savaşı ile birlikte ABD derin devleti bir operasyonel faaliyet ile Orta Doğu ve Asya'ya yakın olma anlamında Türkiye üzerinden bir sistem kuruyor.

CIA'nin selefi (OSS) Office of Stragic Servise kuruluyor. Sivil İstihbarat Örgütü>>>>

OSS'nin kurucusu CIA'nın ilk başkanı Alan Dulles'tir Alan Dulles'in kafasında ki plan İstanbul'da küçük CIA'yı kurmaktı.

Bunun içinde Abd Konsolosluğunda o yıllarda santral memuresi olarak görev yapan Betty Carp'ı gözüne kestirmişti. Betty Carp Alan Dulles'in bir dönem dışişeri memuru olarak istanbul'da görev yaptığı sırada dikkatini çekmişti. 1898 istanbul doğumlu Macar asıllı Betty Carp'ın zekâsına ve iş bitiriciliğine hayran olan Alan Dulles Beety Carp'ı 1942 yılında ABD'ye çağırıp burada üstün donanımlı istihbarı eğitimine tabi tutar.

Betty Carp ABD'den döndüğünde OSS' yi İstanbul'da faaliyete başlatır. İki yıl sonra 1 büyükelçisi, 3 diplomat, 2 askeri ataşesi
olan ABD'nin 1 büyükelçi, 11 diplomat, 21 sekreter ve büyük bir askeri birim olarak istihbarı faaliyeti genişler. Ayrıca
Betty Carp 5 kardeşten ( 4 erkek) tek kız olanı idi. Bir erkek kardeşi Alman vatandaşı, Rommel ordusunda görevli idi, bir başka erkek kardeşi İngiliz vatandaşı ve askeri idi.

bir diğer kardeşi İngiliz vatandaşı olarak Mısır'da idi. Bir diğer kardeşi de ABD vatandaşı ve ABD de idi

İşin ilginç yanı Betty Carp ve kardeşleri dört bir yana dağılmıştı.

Tapınakçılar gibi;

fotoğrafta ki tek bayan Betty Carp'ın broşuna dikkat ediniz.Tapınakçıların Haç simgesi dikkatli bknz.

Betty Crap İstanbul'da 1973 yılında ölür. Ölümünden sonra bir çok spekülasyon yapılmıştır. Ama şu bir gerçek ki Betty Carp gibi ajanlara biz nasıl fırsat vermişiz? Ve bu durumlara nasıl müsamaha göstermişiz. Yoksa Devlet içinde “Paralel Devlet” o yıllarda da mı vardı? Bunu iyi düşünmek lazım derim ben…

Kaynak; Soner Yalçın

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Hür Haber En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.