SON DAKİKA
Hava Durumu

Direnişçi mi Çapulcu mu?

Yazının Giriş Tarihi: 24.03.2025 18:22
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.03.2025 18:23

Bir buçuk yıldan fazladır aralıksız canına, malına, toprağına, ırzına, şerefine kastedilen Gazzeli direnişçileri okuduk, yazdık, söyledik, paylaştık. Tüm insanlığı, kendini insan olarak hissedenleri bu haklı direnişe destek olmaya davet ettik. Kimi "Araplarla işimiz olmaz, onlar için kılımızı kıpırdatmayız." diyerek Starbucks'ta kahvesini, Coca Cola'sını höpürdetti. Kimi de "Bu devletin, hükümetlerin işi, vatandaş ekmeğinin derdinde." diyerek kafasını kuma gömdü. Bebeklerin başları koparken, Gazze oluk oluk kan gölüne dönmüşken belli bir kesim gözlerini zulme tamamen kapattı.

Çocuklar ölürken dans edip eğlenen grup ne olduysa bir anda meydanları doldurup "Hak, hukuk, adalet, eşitlik" diye bağırmaya başladılar. Bazı CHP'lilerin şikayetiyle göz altına alınıp tutuklanan Ekrem İmamoğlu ve ekibinin 560 milyar liralık yolsuzluk ve rüşvet ağı beyaz Türkleri galeyana getirdi. Sokakta dilenirken üzerinden 50 bin TL çıkan sahtekar tutuklansın, kapkaç yaparken enselenen hırsız hapse atılsın, güzellik merkezi üzerinden kara para aklayan sonradan görme fenomenlere de ceza verilsin ama milyarları hortumlayan siyasiler "tek umudumuzdur" o bakımdan görmezden gelinsin kafasındalar.

Gazze'deki katliama kör ve sağır ünlülerin ödül törenlerinde köpeklerine selam gönderdiğine şahit olmuştuk. Yine aynı duyar kasarlı kesim "İBB kent lokantasında 40₺'ye yemek de yiyemeyeceğiz, nankörlük ediyorsunuz, kaldık mı makarnaya." diyerek havale geçirip serumluk oldular. "Bu ülkede vallaha da billaha da yaşanmaz artık!" diyerek valiz mi hazırlasak Starbucks'ta iki fincan daha kahve mi içsek ikileminde kalmaktan depresyonlara girdiler...

Her fırsatta kantar, terazi, tartı paylaşımlarıyla Hz. Ömer'e atıfta bulunan ama zihniyet olarak Karl Marx'la İsmet İnönü arasında gidip gelen modern İslamcı hocalar da Gazze için ölüm sessizliğinde beklerken laik, Kemalist direnişi yüceltmek adına bülbül gibi konuşmaya başladılar. Ziya Gökalp'in şiirini okuduğu için tutuklanan ve akabinde Başbakan seçilen Erdoğan'la yolsuzluk yaptığı için hapse giren İmamoğlu'nun hikayelerini zoraki kıyaslayıp benzetmeye uğraştılar. Bununla kalsalar iyi. 15 Temmuz'da tekbir ve dualarla darbeye direnenlerle bugün Saraçhane'de elinde alkol şişeleriyle bağrışan kalabalığı bir tutma gafletinde bulundular.

Ancak dikkatle baksalar görecekler ki 15 Temmuz'da darbeye karşı duranlar polise baltayla saldırmadılar, asit fırlatmadılar. Yakıp yıkmadılar, sükunet içerisinde Kuranlar, ezgiler okuyarak bir ay boyunca bağımsızlığımıza kast eden örgüte karşı bedenlerini tanklara siper ederek örnek bir direniş sergilediler. Onlarla içip içip ortalığı harabeye çeviren çapulcuları bir tutmak nereden baksanız zırvalık, neresinden tutsanız aymazlık. Gezi olaylarında çadırların etrafının ne koktuğunu hatırlarsınız. Yıkılan yakılan dükkanlar, taşlanan polisler, pert olan arabalar cabası. Yine vandallık, yine sahte kahramanlık, yine ucuz mu ucuz cambaza bak senaryoları. Bu ülkeyi soyarken hırsızların hangi ideolojik maskeyi takıp kaçıncı yıl marşlarını okuduklarını "Yankı: Görünmez El" dizi filmi çok etkili bir şekilde anlatıyor. Bir önceki yazımdaki tavsiyem hâlâ geçerlidir. İzleyelim efendim...

Ramazan Bayramınız mübarek olsun.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Hür Haber En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.