İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yaşanan son gelişmeler, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Ortaya çıkan yolsuzluğun boyutu dehşet verici. Daha vahim olan ise bunun "siyaseti dizayn etme" aracı olarak kullanılması.
Umarım gençler okumuştur, 90'lı yılların başında İtalya'da başlatılan "TemizEller" (Mani Pulite) operasyonu dünyada büyük yankı yaratmıştı. Operasyon, Sosyalist Parti Başkanı Mario Chiesa'nın bürosunda 7 milyon liret, yani 3 bin 500 euro rüşvet almasıyla başlamıştı. Sonra çığ gibi büyüdü; içinde eski cumhurbaşkanının, bakanların, milletvekillerinin, işadamlarının olduğu 4 bin 500 kişinin tutuklanmasına kadar gitti. O operasyonun simge isimlerinden biri de Savcı Antonio Di Pietro'ydu. Sonra Türkiye'ye de geldi. 2012 yılında o operasyonu değerlendirirken bugün Türkiye'de olanlara da ışık tutan çok çarpıcı bir tespit yapmıştı: "Dün iktidar paraya erişim için kullanılıyordu,bugün para iktidara erişimiçin kullanılıyor. Roller tersyüz edildi."
İstanbul'da İBB'ye yönelik başlatılanterör ve yolsuzluk operasyonu tam dabu gerçeğe ışık tutuyor. Aynı şeyi, aylardırCHP'liler de "balya balya paralar vesatın alınan delegeler" üzerinden anlatıyor.
Peki bu parayla siyaseti dizayn etme nasıl oluyor?
Şimdi gelin iktidara erişim için kullanılan o "para"nın sadece küçük bir bölümünün nasıl elde edildiğine yakından bakalım.
MASAK raporunda yer alan iddiaya göre, İBB'ye bağlı iştirakler üzerinden tam 3 milyar TL'lik bir yolsuzluk ağı kurulmuş. Ağın merkezinde ise sıradan bir işçinin "kurduğu" paravan bir şirket var.
Sözünü ettiğimiz sıradan işçi FurkanRemzi Ceylan. 2023 yılına kadar AliNuhoğlu'nun sahibi olduğu Nuhoğluİnşaat'ta sıradan bir elektrikçi olarak çalışıyordu. Sonra o meşhur "kahramanınyolculuğu"yla birlikte onun da hayatı değişti. 2023 Nisan ayında ISTCON İnşaatA.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Kayıtlarda bağımsız gibi görünse de aslında Nuhoğlu'nun yönlendirdiği paravan bir şirketti.
BUHAR OLAN MİLYARLAR
Sadece bir yıl içinde, 2024 yılında İBB iştirakleri KİPTAŞ ve İSFALT, sıradan elektrikçinin yönetim kurulu başkanı olduğu ISTCON'a tam 3 milyar TL ödeme yaptı. Sözde inşaat malzemesi alımı için yapılan bu dev ödemelerin ardından ortaya çıkan gerçek şoke ediciydi. Çünkü iddiaya gere tek bir çivi bile teslim edilmemişti. Bu hayali alım, belediye içinde kurulan sistem ve birbirini besleyen zincir yapı sayesinde olmuştu.
Savcılık, MASAK raporları üzerinden paranın izini sürünce ortaya kahraman işçimizin aslında bir kukla olduğu ortaya çıktı.
Para önce ISTCON hesabına, oradan Trend İnşaat'a, ardından da AliNuhoğlu'nun kişisel banka hesabına aktarılmış... Son aşamada, paralar şirket şoförü M.G. ve "kukla patron" FurkanCeylan'a verilen vekâletle bankalardan nakit olarak çekilmiş.
MASAK raporları bu trafiği adım adım belgeledi.
Bu sadece basit bir yolsuzluk değil; planlanmış, korunmuş ve sistemleştirilmiş bir suiistimal modelidir.
Yukarıda Furkan Ceylan üzerinden anlattığımız olay yalnızca ISTCON'la da sınırlı değil. Raporlara göre, konkordatodan çıkan Nuhoğlu kısa sürede İBB'de çok etkili oldu. Benzer onlarca iş alımına imza attı. Hatta belediye içinde müdür ve daire başkanlarının atanmasına bile müdahil olduğu iddia edildi. Bu gücün arkasında da dün anlattığımız Crowne Plaza Florya Oteli'nde kurulan gizemli ilişki var.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik iddiasıyla göreve gelen bir yönetim döneminde yaşanan bu tablo, sadece bir yolsuzluk değil, bir siyasi çöküştür ve kamuya ihanettir.
Sıradan bir elektrikçi paravan patron yapılıyor, mal teslimi olmadan milyarlar aktarılıyor, para çantalarla taşınıyor. Ve bu süreç belediye içinde yıllarca fark edilmiyor...
Bu tablo kamu gücünün bir çıkar örgütüne hizmet ettiği tehlikeli bir yapıyı ortaya koyuyor. Kurulan organize, sistematik ve devlet yapısını içeriden kemiren ve siyaseti zehirleyen bir düzendir. Ve bu düzen, göz yumuldukça yeniden üretilecektir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Bahçeli’nin çıkışı ve Özel’in sokak çağrısı
02.04.2025 10:46
Tarihi bir zaman diliminden geçiyoruz. Türkiye'nin bölgesel ve küresel rolü, yakın tarihin hiçbir döneminde bugünkü kadar etkili olmadı. Sadece Karabağ'da, Libya'da ve en son Suriye'de küresel güçlerin attığı kördüğümü çözmesi bile gözlerin Türkiye'ye çevrilmesine yetti. Afrika'dan Pasifik'e, Balkan
Türkiye'nin Avrupa'daki en etkili sivil toplum kuruluşu Uluslararası Demokratlar Birliği'nin (UID) iftar buluşmasına katılmak ve biraz da Türkiye'de yoğun geçen siyasi gündeme dışarıdan bakmak için gittiğim Budapeşte'ye iner inmez bir sürprizle karşılaşıyorum. Kaldığımız Türklerin sahibi olduğu Ma
Suçüstü olsa bile yakalanan hiçbir şüpheli "suç" işlediğini kabul etmez. Bu konuda suç dünyasının en pişkinleri ise mafya babalarıdır. İstisnasız hepsi yargıç önüne çıktığında, "kravatlı işadamı" pozu takınır. Ama onlardan daha paçozu, yakın çevresinde yer alan adamları ve tetikçileri... 80'li yılla
Enteresan bir ülkeyiz, dünyada insanlar "temiz toplum" için sokaklara dökülürken, bizde tam tersi ülkenin ana muhalefet partisinin başını çektiği siyasi çevre, terör ve yolsuzluk iddiasıyla tutuklanan bir şüpheli için sokaklara dökülüyor.
Oysa İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddiaları dudak uç
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yaşanan son gelişmeler, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Ortaya çıkan yolsuzluğun boyutu dehşet verici. Daha vahim olan ise bunun "siyaseti dizayn etme" aracı olarak kullanılması.
Um
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
Hür Haber
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mahmut Övür
Sıradan bir elektrikçi nasıl patron oldu?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yaşanan son gelişmeler, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Ortaya çıkan yolsuzluğun boyutu dehşet verici. Daha vahim olan ise bunun "siyaseti dizayn etme" aracı olarak kullanılması.
Umarım gençler okumuştur, 90'lı yılların başında İtalya'da başlatılan "Temiz Eller" (Mani Pulite) operasyonu dünyada büyük yankı yaratmıştı. Operasyon, Sosyalist Parti Başkanı Mario Chiesa'nın bürosunda 7 milyon liret, yani 3 bin 500 euro rüşvet almasıyla başlamıştı. Sonra çığ gibi büyüdü; içinde eski cumhurbaşkanının, bakanların, milletvekillerinin, işadamlarının olduğu 4 bin 500 kişinin tutuklanmasına kadar gitti. O operasyonun simge isimlerinden biri de Savcı Antonio Di Pietro'ydu. Sonra Türkiye'ye de geldi. 2012 yılında o operasyonu değerlendirirken bugün Türkiye'de olanlara da ışık tutan çok çarpıcı bir tespit yapmıştı:
"Dün iktidar paraya erişim için kullanılıyordu, bugün para iktidara erişim için kullanılıyor. Roller tersyüz edildi."
İstanbul'da İBB'ye yönelik başlatılan terör ve yolsuzluk operasyonu tam da bu gerçeğe ışık tutuyor. Aynı şeyi, aylardır CHP'liler de "balya balya paralar ve satın alınan delegeler" üzerinden anlatıyor.
Peki bu parayla siyaseti dizayn etme nasıl oluyor?
Şimdi gelin iktidara erişim için kullanılan o "para"nın sadece küçük bir bölümünün nasıl elde edildiğine yakından bakalım.
MASAK raporunda yer alan iddiaya göre, İBB'ye bağlı iştirakler üzerinden tam 3 milyar TL'lik bir yolsuzluk ağı kurulmuş. Ağın merkezinde ise sıradan bir işçinin "kurduğu" paravan bir şirket var.
Sözünü ettiğimiz sıradan işçi Furkan Remzi Ceylan. 2023 yılına kadar Ali Nuhoğlu'nun sahibi olduğu Nuhoğlu İnşaat'ta sıradan bir elektrikçi olarak çalışıyordu. Sonra o meşhur "kahramanın yolculuğu"yla birlikte onun da hayatı değişti. 2023 Nisan ayında ISTCON İnşaat A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Kayıtlarda bağımsız gibi görünse de aslında Nuhoğlu'nun yönlendirdiği paravan bir şirketti.
BUHAR OLAN MİLYARLAR
Sadece bir yıl içinde, 2024 yılında İBB iştirakleri KİPTAŞ ve İSFALT, sıradan elektrikçinin yönetim kurulu başkanı olduğu ISTCON'a tam 3 milyar TL ödeme yaptı. Sözde inşaat malzemesi alımı için yapılan bu dev ödemelerin ardından ortaya çıkan gerçek şoke ediciydi. Çünkü iddiaya gere tek bir çivi bile teslim edilmemişti. Bu hayali alım, belediye içinde kurulan sistem ve birbirini besleyen zincir yapı sayesinde olmuştu.
Savcılık, MASAK raporları üzerinden paranın izini sürünce ortaya kahraman işçimizin aslında bir kukla olduğu ortaya çıktı.
Para önce ISTCON hesabına, oradan Trend İnşaat'a, ardından da Ali Nuhoğlu'nun kişisel banka hesabına aktarılmış... Son aşamada, paralar şirket şoförü M.G. ve "kukla patron" Furkan Ceylan'a verilen vekâletle bankalardan nakit olarak çekilmiş.
MASAK raporları bu trafiği adım adım belgeledi.
Bu sadece basit bir yolsuzluk değil; planlanmış, korunmuş ve sistemleştirilmiş bir suiistimal modelidir.
Yukarıda Furkan Ceylan üzerinden anlattığımız olay yalnızca ISTCON'la da sınırlı değil. Raporlara göre, konkordatodan çıkan Nuhoğlu kısa sürede İBB'de çok etkili oldu. Benzer onlarca iş alımına imza attı. Hatta belediye içinde müdür ve daire başkanlarının atanmasına bile müdahil olduğu iddia edildi. Bu gücün arkasında da dün anlattığımız Crowne Plaza Florya Oteli'nde kurulan gizemli ilişki var.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik iddiasıyla göreve gelen bir yönetim döneminde yaşanan bu tablo, sadece bir yolsuzluk değil, bir siyasi çöküştür ve kamuya ihanettir.
Sıradan bir elektrikçi paravan patron yapılıyor, mal teslimi olmadan milyarlar aktarılıyor, para çantalarla taşınıyor. Ve bu süreç belediye içinde yıllarca fark edilmiyor...
Bu tablo kamu gücünün bir çıkar örgütüne hizmet ettiği tehlikeli bir yapıyı ortaya koyuyor. Kurulan organize, sistematik ve devlet yapısını içeriden kemiren ve siyaseti zehirleyen bir düzendir. Ve bu düzen, göz yumuldukça yeniden üretilecektir.
Bahçeli’nin çıkışı ve Özel’in sokak çağrısı
02.04.2025 10:46Tarihi bir zaman diliminden geçiyoruz. Türkiye'nin bölgesel ve küresel rolü, yakın tarihin hiçbir döneminde bugünkü kadar etkili olmadı. Sadece Karabağ'da, Libya'da ve en son Suriye'de küresel güçlerin attığı kördüğümü çözmesi bile gözlerin Türkiye'ye çevrilmesine yetti. Afrika'dan Pasifik'e, Balkan
Avrupa’da küreselci-millici kavgası
28.03.2025 14:26Türkiye'nin Avrupa'daki en etkili sivil toplum kuruluşu Uluslararası Demokratlar Birliği'nin (UID) iftar buluşmasına katılmak ve biraz da Türkiye'de yoğun geçen siyasi gündeme dışarıdan bakmak için gittiğim Budapeşte'ye iner inmez bir sürprizle karşılaşıyorum. Kaldığımız Türklerin sahibi olduğu Ma
İmamoğlu’nun ‘Kafa Koparan’ Yıldız’ı
27.03.2025 10:49Suçüstü olsa bile yakalanan hiçbir şüpheli "suç" işlediğini kabul etmez. Bu konuda suç dünyasının en pişkinleri ise mafya babalarıdır. İstisnasız hepsi yargıç önüne çıktığında, "kravatlı işadamı" pozu takınır. Ama onlardan daha paçozu, yakın çevresinde yer alan adamları ve tetikçileri... 80'li yılla
CHP’de taht, rant ve baht kavgası
25.03.2025 16:10Enteresan bir ülkeyiz, dünyada insanlar "temiz toplum" için sokaklara dökülürken, bizde tam tersi ülkenin ana muhalefet partisinin başını çektiği siyasi çevre, terör ve yolsuzluk iddiasıyla tutuklanan bir şüpheli için sokaklara dökülüyor. Oysa İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddiaları dudak uç
Sıradan bir elektrikçi nasıl patron oldu?
23.03.2025 16:04İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yaşanan son gelişmeler, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Ortaya çıkan yolsuzluğun boyutu dehşet verici. Daha vahim olan ise bunun "siyaseti dizayn etme" aracı olarak kullanılması. Um