Nürnberg Hayvanat Bahçesi… Geziyorsunuz, geziyorsunuz, çıkışta bir tabela karşılıyor sizi; “Türünün en vahşi yaratığı”... Altında da kocaman bir ayna! Bu doğa düşmanı vahşi yaratık, yine yaptı yapacağını önceki akşam… Yenimahalle'de bulunan Batıkent semtinde hunharca, şerefsizce sokak köpeklerini katletti! Hiç kimseye zararı olmayan bu masum canlıların nasıl katlediğinin yanıtını ararken, görgü tanıkları o akşam, saat 18.50 sularında beyaz renkli bir araçtan çevreye tavuk etlerinin bırakıldığını, onları tüketen hayvanlardan sekizinin orada can verdiğini ve veteriner hekime kaldırılan altısının da hayati tehlikesinin bulunduğunu söylediler. Akabinde “Batıkent” etiketi açıldı, katledilen köpeklerin görüntüleri paylaşıldı, sosyal medya yıkıldı! Hayvan severler, duruma şiddetle tepki gösterirken Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da, Tweeter'dan katliamı kınadı. Baktı ki bu davranış, nabzı düşürmek şöyle dursun, “kınama bir şeyler yap!” tepkisine yol açınca, şak! Bir tweet daha patlattı; “Belediyemiz ekipleri ile Tarım ve Orman Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğü ekipleri, Emniyet ekipleri, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ve HayKonfed yetkilileri işbirliği ile bu vahşetin sorumlularının ortaya çıkarılması ve gerekli işlemlerin yapılması için çalışılmaktadır”. İyi de… Bu ilk değildi ki! Benzer katliam, eylül ayında Çankaya'da da peyda olmuştu. Üstelik sadece köpekler değil kediler, kirpiler ve saksağanlar da katledilmişti. Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de, tıpkı Fethi Yaşar gibi “sorumluları bulacağız, cezalandıracağız” türünde, bildik açıklamalarda bulunmuştu. Derken… O günden bugüne yaklaşık yedi ay geçti, peki, ne değişti? Niye hâlâ gereken önlemler alınmadı? Daha da içler acısı, mevzubahis bu belediyeler, sokak hayvanları için kıllarını kımıldatmazken halk; mama ve su teminini sağlıyor, veteriner bakımlarını üstleniyor, sağdan soldan bulduğu ahşap atıklarıyla yuva yapıyor, kısaca onlara gözü gibi bakıyordu. Biliyordu ki, aç ve susuz kalan her hayvan saldırganlaşır, çevreye zarar verir. Şimdi… Bu sualim, ideoloji gözetmeksizin her yetkiliye; Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin lütfen! Hayvan bakım masraflarının, seçim kampanyalarından daha külfetli olduğunu düşünüyor musunuz? Yani müstakbel belediyelerimiz olarak sizler, Ankara'nın dört bir yanına dev seçim büroları açana kadar, binlerce afiş, el ilanı, pankart bastırana kadar, o paralarla sokak hayvanlarına barınaktan ziyade birer lokma yiyecek, birer yudum su veremez miydiniz? İnanın, ben zorlanıyorum yerinize cevap vermeye! Emin olun, şu rantablite odaklı, tekdüze belediyecilik anlayışı bugün hayvanların elinden yaşam hakkını alır, yarın insanın. Haksız mıyım? Hayvan katliamının adresi dün Çankaya'ydı, bugün Batıkent… Peki ya yarın? Tekrar konuya dönecek olursak, Batıkent semti, “fırsatçı” İrfan Değirmenci'nin yaşadığı semt olunca iş, daha da çetrefilli bir hâl aldı o gece. Tanzim satış noktasında yaptığı canlı yayını hatırlıyorsunuz, nasıl da kepaze olmuştu? Halk, hercümerç etmişti tabiri caizse. O İrfan Değirmenci ki, galiba ağzının payını almamış olacak, benzer minvalde bir yayın da, köpeklerin katledildiği parkta gerçekleştirdi. Yine ortalığı karıştırmak, birilerinin kulağına kar suyu kaçırmak babında ahkâm kesti; “olayın, tam da Mansur Yavaş'ın ilk hizmet gününe denk gelmesi ilginç, bu işte bir provokasyon var” deyiverdi. Ama Yenimahalle Belediyesinin sorumsuzluklarından hiç bahsetmedi. Ne kendisi ne de çevresindeki hayvan derneği yöneticileri… İlginçtir, Cumhurbaşkanına ve (ne alakaysa) Binali Yıldırım'a dahi seslendiler ama Fethi Yaşar için ağzını açan olmadı. Ne diyelim; Allah, hiç kimsenin gözünü ideolojiyle köreltmesin! Son olarak, Goethe'nin 300 yıl önce sarf ettiği şu güzel sözüyle kapatalım mevzuu isterseniz; “Eğer bir semtte sokak hayvanları sizden kaçmıyor, aksine ayaklarınıza dolanıyorsa biliniz ki, orası Müslüman semtidir”.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Gelecek kaygısı üzerine dipnotlar
18.06.2019 11:52
16 Mart 2018Çanakkale'nin Cuma pazarı mevkiinde yaşayan ve maddi sorunları olduğu iddia edilen, ataması yapılmadığı için özel güvenlik görevlisi olan 25 yaşındaki Doğukan Özyılmaz, kız arkadaşından aldığı borcu ödeyemediği için, kendini asmak sureti ile intihar etti.***17 Nisan 2018Aydın'da, 25 yaşı
Ataerkil aile yapımızı, günden güne kaybediyoruz. Ataerkil yapıyı kaybettikçe, baba otoritesini kaybediyoruz. Baba otoritesini kaybettikçe de, aile içerisindeki dirlik ve düzeni kaybediyoruz. Dirlik ve düzen kaybolunca da şiddet, peşi sıra geliyor, huzursuzluk ve başıboşluk da onu takip ediyor.Bakın
Cebin az biraz para görünce, senden “aristokratı” olmuyor bu memlekette! Öyle, hangi ailede yetiştiğin, nasıl bir eğitim düzeyine sahip olduğun, kaç kitap okuduğun, kaç dil bildiğin hiç önemli değil! İki yabancı kelime tıkıştırdın mı Türkçenin içine, bir de saçın röfle, tırnağın manikür,
Yıl, 1796.Fransız devriminin üzerinden henüz yedi sene geçmişti ki, Seyit Ali Efendi ve beraberindeki Osmanlı heyetini, daimi elçilerimiz olarak göndermiştik o diyarlara. Daha Bismillah! Türk heyeti Fransa topraklarına adımını atar atmaz, Fransız diplomatlarca karşılanıp izzet-i ikramla ağırlandıkta
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
Hür Haber
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ziya Polat
Sokak hayvanlarının, insanla imtihanı
Nürnberg Hayvanat Bahçesi…
Geziyorsunuz, geziyorsunuz, çıkışta bir tabela karşılıyor sizi; “Türünün en vahşi yaratığı”... Altında da kocaman bir ayna!
Bu doğa düşmanı vahşi yaratık, yine yaptı yapacağını önceki akşam… Yenimahalle'de bulunan Batıkent semtinde hunharca, şerefsizce sokak köpeklerini katletti!
Hiç kimseye zararı olmayan bu masum canlıların nasıl katlediğinin yanıtını ararken, görgü tanıkları o akşam, saat 18.50 sularında beyaz renkli bir araçtan çevreye tavuk etlerinin bırakıldığını, onları tüketen hayvanlardan sekizinin orada can verdiğini ve veteriner hekime kaldırılan altısının da hayati tehlikesinin bulunduğunu söylediler.
Akabinde “Batıkent” etiketi açıldı, katledilen köpeklerin görüntüleri paylaşıldı, sosyal medya yıkıldı!
Hayvan severler, duruma şiddetle tepki gösterirken Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da, Tweeter'dan katliamı kınadı.
Baktı ki bu davranış, nabzı düşürmek şöyle dursun, “kınama bir şeyler yap!” tepkisine yol açınca, şak! Bir tweet daha patlattı;
“Belediyemiz ekipleri ile Tarım ve Orman Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğü ekipleri, Emniyet ekipleri, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ve HayKonfed yetkilileri işbirliği ile bu vahşetin sorumlularının ortaya çıkarılması ve gerekli işlemlerin yapılması için çalışılmaktadır”.
İyi de… Bu ilk değildi ki! Benzer katliam, eylül ayında Çankaya'da da peyda olmuştu.
Üstelik sadece köpekler değil kediler, kirpiler ve saksağanlar da katledilmişti.
Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de, tıpkı Fethi Yaşar gibi “sorumluları bulacağız, cezalandıracağız” türünde, bildik açıklamalarda bulunmuştu.
Derken…
O günden bugüne yaklaşık yedi ay geçti, peki, ne değişti?
Niye hâlâ gereken önlemler alınmadı?
Daha da içler acısı, mevzubahis bu belediyeler, sokak hayvanları için kıllarını kımıldatmazken halk; mama ve su teminini sağlıyor, veteriner bakımlarını üstleniyor, sağdan soldan bulduğu ahşap atıklarıyla yuva yapıyor, kısaca onlara gözü gibi bakıyordu. Biliyordu ki, aç ve susuz kalan her hayvan saldırganlaşır, çevreye zarar verir.
Şimdi… Bu sualim, ideoloji gözetmeksizin her yetkiliye;
Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin lütfen! Hayvan bakım masraflarının, seçim kampanyalarından daha külfetli olduğunu düşünüyor musunuz? Yani müstakbel belediyelerimiz olarak sizler, Ankara'nın dört bir yanına dev seçim büroları açana kadar, binlerce afiş, el ilanı, pankart bastırana kadar, o paralarla sokak hayvanlarına barınaktan ziyade birer lokma yiyecek, birer yudum su veremez miydiniz?
İnanın, ben zorlanıyorum yerinize cevap vermeye!
Emin olun, şu rantablite odaklı, tekdüze belediyecilik anlayışı bugün hayvanların elinden yaşam hakkını alır, yarın insanın.
Haksız mıyım?
Hayvan katliamının adresi dün Çankaya'ydı, bugün Batıkent… Peki ya yarın?
Tekrar konuya dönecek olursak, Batıkent semti, “fırsatçı” İrfan Değirmenci'nin yaşadığı semt olunca iş, daha da çetrefilli bir hâl aldı o gece.
Tanzim satış noktasında yaptığı canlı yayını hatırlıyorsunuz, nasıl da kepaze olmuştu? Halk, hercümerç etmişti tabiri caizse.
O İrfan Değirmenci ki, galiba ağzının payını almamış olacak, benzer minvalde bir yayın da, köpeklerin katledildiği parkta gerçekleştirdi. Yine ortalığı karıştırmak, birilerinin kulağına kar suyu kaçırmak babında ahkâm kesti; “olayın, tam da Mansur Yavaş'ın ilk hizmet gününe denk gelmesi ilginç, bu işte bir provokasyon var” deyiverdi.
Ama Yenimahalle Belediyesinin sorumsuzluklarından hiç bahsetmedi.
Ne kendisi ne de çevresindeki hayvan derneği yöneticileri…
İlginçtir, Cumhurbaşkanına ve (ne alakaysa) Binali Yıldırım'a dahi seslendiler ama Fethi Yaşar için ağzını açan olmadı.
Ne diyelim; Allah, hiç kimsenin gözünü ideolojiyle köreltmesin!
Son olarak, Goethe'nin 300 yıl önce sarf ettiği şu güzel sözüyle kapatalım mevzuu isterseniz;
“Eğer bir semtte sokak hayvanları sizden kaçmıyor, aksine ayaklarınıza dolanıyorsa biliniz ki, orası Müslüman semtidir”.
Gelecek kaygısı üzerine dipnotlar
18.06.2019 11:5216 Mart 2018Çanakkale'nin Cuma pazarı mevkiinde yaşayan ve maddi sorunları olduğu iddia edilen, ataması yapılmadığı için özel güvenlik görevlisi olan 25 yaşındaki Doğukan Özyılmaz, kız arkadaşından aldığı borcu ödeyemediği için, kendini asmak sureti ile intihar etti.***17 Nisan 2018Aydın'da, 25 yaşı
Hafif erkek, Asi kadın
13.06.2019 18:53Ataerkil aile yapımızı, günden güne kaybediyoruz. Ataerkil yapıyı kaybettikçe, baba otoritesini kaybediyoruz. Baba otoritesini kaybettikçe de, aile içerisindeki dirlik ve düzeni kaybediyoruz. Dirlik ve düzen kaybolunca da şiddet, peşi sıra geliyor, huzursuzluk ve başıboşluk da onu takip ediyor.Bakın
Aristokrat Çingene
23.05.2019 20:07Cebin az biraz para görünce, senden “aristokratı” olmuyor bu memlekette! Öyle, hangi ailede yetiştiğin, nasıl bir eğitim düzeyine sahip olduğun, kaç kitap okuduğun, kaç dil bildiğin hiç önemli değil! İki yabancı kelime tıkıştırdın mı Türkçenin içine, bir de saçın röfle, tırnağın manikür,
Fransız Öpücüğü
22.04.2019 09:13Yıl, 1796.Fransız devriminin üzerinden henüz yedi sene geçmişti ki, Seyit Ali Efendi ve beraberindeki Osmanlı heyetini, daimi elçilerimiz olarak göndermiştik o diyarlara. Daha Bismillah! Türk heyeti Fransa topraklarına adımını atar atmaz, Fransız diplomatlarca karşılanıp izzet-i ikramla ağırlandıkta
Kapitalizm'in ruhu
16.04.2019 14:47Size de tuhaf gelmiyor mu?Duvarlara “Yaşasın Komünizm” yazanı gördük, “Komünistler Moskova'ya” yazanı gördük.Ama hiçbir surette, “Yaşasın Kapitalizm” yazan birine rastlamadık.Aynı zamanda “sol, sosyal, sosyalist, komünist, milli, milliyetçi, demokrat, muhafa